Yazılarım Ve Şiirlerim
Mehmet Orhan DURDU
Hakkımda

Mutluluk ve mutsuzluk düşünce iklimimizde kendimizin yarattığı bahar ve kış mevsimleridir.

Hoşgeldiniz
Ana Menü
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta (mehmetorhandurdu@hotmail.com)

Şiirin Dili


KADIN-ERKEK

Ne isterler! Ne zor şey kadınları anlamak!
Bunca yıla rağmen ne zor, erkeği tanımak!
Dudaklardan akan kan kırmızı kelimeler
Zehir olmuş hayatlar, anlamsız çekişmeler
Beraberce yaşanan yılların misli kadar;
Daha yaşasak, değişmez! Nafile çabalar
Yıllardır Ne kadın erkeği anlayabildi
Ne de erkekler kadınları tanıyabildi
Ne hayatlar birbirini anlamadan bitti
Yaralı halde zamana yenik düşüp gitti
Koca ömürler basit hesaplara satıldı
Huzur, evlilikle beraber çöpe atıldı
Neden Benzetmeye çalışırız kendimize,
Anlamasak! Yaşasak! Gerek yok çözmemize
Hiç derine inmesek öylece kabul etsek
Mucizeleri beklemesek öylece sevsek
Hesapsız yaşasak daha mutlu olmaz mıyız?
Düşlenen hayata daha kolay uçmaz mıyız?

Mehmet Orhan DURDU





Sonbahar
Saat Kaç
Yazılarım ve Şiirlerim

*SLAYT GÖSTERİLERİ
*ÜZÜLME! DERT ETME CAN!
*DÜŞTÜ!...
*HADİ GÜL ÇOCUK!
*HAYALLER GERÇEK OLSUN
*KİMİ SEVSEM!
*ADI HÜZÜNDÜ...
*ZENGİN ADAM!
*AŞK’A SADAKAT
*VAR MI?
*KADIN-ERKEK
*ÖLÜLER ŞEHRİ YÜREĞİM
*EVLAT!
*AŞK NEDİR?
*HERKESTEN FARKIN OLSUN
*TABİATLA DERDİN NE?
*BÜYÜME BE ÇOCUK…
*YAŞA HADİ
*NEDEN AĞLIYORSUNUZ BULUTLAR?
*PAPATYANIN DÜŞLERİ KIRILDI BABA
*YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–1
*YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–2
*GÜL HADİ (ŞİİR)
*SEVGİYLE HER MEVSİM BAHARDIR
*UMUTLUYDULAR
*NEDEN ÇABUCAK BÜYÜMEK İSTEDİK
*GÖZYAŞLARIM
*TREN RAYLARI (ŞİİR)
*HEP GEÇ KALDIM (ŞİİR)
*ÇOCUKLUKTAN AKILDA KALANLAR
*GİTMEK İSTİYORUM (ŞİİR)
*DIŞ GÖRÜNÜŞ (ŞİİR)
*LADES (ŞİİR)
*HAYALİMDEKİ EV (ŞİİR)
*İSTASYON SEVDASI (ŞİİR)
*BİR YOLDAYIM (ŞİİR)
*AŞK YORMALI (ŞİİR)
*YALNIZLIĞA ALIŞMAK LAZIM
*HAYAT BİZİM ÇABAMIZLA GÜZELDİR
*HAYAT GÜZELDİR FİLMİ
*BİZİ AYAKTA TUTAN HAYAT(MI)DIR!
*HAYAT ADİL (Mİ)DİR!
*HAYAT GÜZEL(Mİ)DİR!
*SUSTUM!
*ARKA SOKAKLAR...(ŞİİR)
*ANNE!
*GURBET (ŞİİR)
*YAKAN TOP
*GİDİN KALABALIKLAR (ŞİİR)
*ÇOCUKLUK YILLARI (ŞİİR)
*SOLMUŞ HAYATLAR...(ŞİİR)
*YAR... (ŞİİR)
*NEREDESİN YAR…(ŞİİR)
*YORULDUM YAR...(ŞİİR)
*KAVUŞMAYAYIM YAR…(ŞİİR)
*UNUTULMADIN YAR (ŞİİR)
*YARALIYIM YAR... (ŞİİR)
*BAŞKA OLSUN BU SENENİN NİSAN’I
*UKDE...(ŞİİR)
*KERVAN (ŞİİR)
*EYLÜL NE YAPSIN! (ŞİİR)
*YALNIZIM! (ŞİİR)
*HİKÂYEM NASIL BİTMELİ!
*ZAMAN…(ŞİİR)
*YİTİK YILLAR...(ŞİİR)
*UMUTLU OL! AĞLAMA CAN! (ŞİİR)
*YAŞADIĞINIZ HİKÂYEDEN MEMNUN MUSUNUZ?
*SEBEPSİZ AĞLANIR MI? (ŞİİR)
*EY DOST!
*HERKESİN BİR HİKÂYESİ VARDIR!
*EY HAYAT ! (ŞİİR)
*SİLGİ (ŞİİR)
*ZAMAN NEDİR?
*YAŞAMAK BİR SANATTIR!
*YENİ YIL
*AĞLAMA VAKTİ! (ŞİİR)
*ANLADIM...(ŞİİR)
*YILLARDIR BİTMEYEN MÜCADELE...
*HAZAN MEVSİMİ…
*BENDE AĞLADIM...(ŞİİR)
*ÇOCUKLARIN HATIRINA SÜREN EVLİLİKLER…
*MAALESEF BÜYÜDÜM...(ŞİİR)
*İSİMSİZ ŞEHİR…(ŞİİR)
*MUTSUZ OLMAK İÇİN GÜZEL BİR REÇETE
*PEMBE HAYALLER... (ŞİİR)
*SEVGİLİ…(ŞİİR)
*FEDAKÂRLIK… NEREYE KADAR?
*RAHAT OLACAKSIN...
*GERÇEK DOST…
*HAYAL İŞTE…
*BAKARA-155
*HUZUR...(ŞİİR)
*EN BÜYÜK GERÇEK... (ŞİİR)
*MEHMEDİM (ŞİİR)
*GİDEBİLİRSİN....(ŞİİR)
*GÜL SEVDASI-I (ŞİİR)
*GÜL SEVDASI-II (ŞİİR)
*YAPRAKLAR... (ŞİİR)
*BİR DOST...(ŞİİR)
*BİR YUMAK İPLİK BIRAKABİLİYOR MUYUZ?
*BİR DÜŞE BANSAM..(ŞİİR)
*HAYATI SIRADANLIKTAN NASIL ÇIKARALIM…
*ŞEHRİMİN ASIRLIK PARKI
*HAYATTAN KOPMAYACAKSIN!
*MUTLULUĞU ERTELEMEYİN...
*AĞLAMA ÇOCUK...(ŞİİR)
*ADRESİ OLMAYAN MEKTUP!
*İÇİMDEKİ BEN'LE SAVAŞIM (ŞİİR)
*BİZ BU ÜÇ KADINI ADAM GİBİ SEVEMEDİK!
*GECELER-I (ŞİİR)
*GECELER-II (ŞİİR
*TEŞEKKÜRLER DENİZ FENERİ...
*YOLLAR…
*ÖLÜMLE HASBIHAL…
*İÇİNE ATMAYACAKSIN…
*BEBEĞİM... (ŞİİR)
*KİMSESİZ BİR ÖLÜM...
*DÜNYAYI ARTIK ÇOCUKLARA TESLİM EDELİM…
*EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRÜR MÜ?
*BİR KERELİK MİSAFİR (ŞİİR)
*PARA MUTLU EDER Mİ?
*BİR YERLERE GİTMEK İSTİYORUM...
*HER ŞEYE RAĞMEN GÜLÜMSEYİN..
*SEKİZ YILLIK GERÇEK DOST...
*DERMANSIZ HASTALIKLARA ALIŞMAK...
*HASTANE ODASINDAN ANNE'ME (ŞİİR)
*SAĞLIK HABERLERİ SAĞLIĞIMI BOZUYOR!
*BİR DE ONUN KAPISINI ÇAL! (ŞİİR)
*ÇAĞIMIZIN EN GÜZEL İLETİŞİM ARACI: DUA
*HÜZÜNLÜ BİR AYRILIK...
*NEDEN MUTLU DEĞİLİZ?
*HIZINIZI AZALTIN...
*YABANCI...(ŞİİR)
*MUTLULUĞU ARADIM!!!
*MUTLULUK NEDİR?
*AHMET AMCANIN HAYALİ
*HAYAT BİR TİYATRO OYUNUNDAN İBARETTİR
*KARDELEN ÇİÇEĞİNİ ÇOK SEVİYORUM...
*İÇİNİZDEKİ SESİ DİNLEYİN
*HAYAT NEDİR?
*EVLENMEDEN ÖNCE KENDİNİZE ŞU SORULARI SORUN?
*DOĞUM VE ÖLÜM
* HAYATTAKİ DURUŞUNUZA DİKKAT EDİN!
* BUNLARDAN BİRİNİ YAPMAMIŞSAN ?
*KEŞKE'LER
*DERTLERİNİZİ ÇÖP POŞETİNE KOYUN...
*HAYAT SEÇİMLERİMİZDEN İBARETTİR
*MUTLU BİR EVLİLİK İÇİN
*GİDEN EŞİN ARDINDAN !!! (ŞİİR)
*UMUTLU OLUN
*SALİH...(ŞİİR)
*ADIM SEYFETTİN...(ŞİİR)
*ÇEVREDEN ETKİLENMEYELİM
*BAKIŞ AÇINIZ ÇOK ÖNEMLİ!
*MUTLULUK TANIMLARI
*BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ
*MEHMET ORHAN DURDU KİMDİR ?



Ziyaretçilerim




Misafirlerim


Blogcuya Uyarlama
Design By SİBELİM69

Edebiyat


ÇOCUKLUKTAN AKILDA KALANLAR



ÇOCUKLUKTAN AKILDA KALANLAR

 

 

Evler şimdiki gibi konforlu ve geniş değildi…

Yün döşek, yün yorgan ve yer yataklarımız vardı…

Ev sobasının közüne attığımız patatesler ve üstüne attığımız kestaneler ne hoş koku yayardı…

Belli bir döneme kadar televizyon yoktu, televizyonun olduğu dönemde de sadece TRT-1 kanalı vardı…

Radyolar 37 ekran TV kadardı ve bu radyolarda uzun dalga, orta dalga ve kısa dalga vardı…

Koca mahallede telefon bir kaç tane kadardı…

Siyah taş plaklar, kasetler vardı…

Mısırlar Yağ tenekesinden yapılmış üstü delikli aparatlarda patlardı…

Daha otoriter annelerimiz ve babalarımız vardı. Kardeşlerimizle gürültülü şekilde oynadığımızda annemiz gözleriyle bir kere bakardı…

En mutlu olduğumuz an yatmaya doğru idi yataklar yere serilir babamız bizimle güreş yapardı…

Odalarda tahta divanlar vardı, evin içinde saklambaç oynarken veya suç işlediğimizde saklanmaya yarardı…

Annemizin yaptığı yemeklerin çaktırmadan tadına bakardık ama o bizi hep yakalardı…

Ailenin ekonomik durumu kötü ise her şey ölçüyle alınırdı…

Büyük kardeşlerin giyecekleri ileride küçüklere giydirilmek üzere saklanırdı…

Annemizin yaptığı un bulamaçları un helvalarının Tadı bir başkaydı…

Soba bir oda da yanardı tüm aile o odadaydı…

Pazar günü Çamaşır leğenleri sırayla dizilir ve çamaşırlar yıkanırdı…

Banyo da Pazar günleri yapılırdı. Çünkü banyo sobası o gün yakılırdı…

Kocaman kalıplı yeşil renkli garlı sabunlarımız vardı…

Banyodan çıktıktan sonra en büyük zevkimiz yanan sobanın yanına kıvrılıp uyumaktı…

Her yılın belirli dönemlerinde beli başlı işler yapılırdı…

Komşuların bir araya gelip yardımlaşarak yaptığı tel şehriye, tarhana ve yufka ekmekler,

Salça yapmak için; kasalarla gelen ve çuvallara konup ayakla ezilen domatesler,

Biber salçası yapmak için; elle çekilen et kıyma makinesine atılan çuvallar dolusu kırmızıbiberler,

Bir kış üzerinde yatılan yorgan ve döşeklerden havalandırma veya yıkanma amacıyla çıkarılan yünler,

Yine belirli bir dönemde kalaylanmak amacıyla bakırcılar çarşısına gönderilen bakır kaplar,

Kış gelmeden baş bulgur, orta bulgur ve yarma yapmak için kaynatılıp değirmene gönderilmek üzere alınan çuval dolusu buğdaylar,

Yine Kış gelmeden alınıp kapının önüne yığılan ve eve taşınan kömür ve odunlar vardı…

Siyah önlüklerimiz, Beyaz tebeşirler, keçeli silgilerimiz vardı… Sınıflarımız sobalıydı…

Okulun hademeleri sobayı biz daha sınıfa girmeden yakardı…

Tahtanın sağ üst köşesinde eksik olmayan, konuşanlar listesinde genelde ismimiz yazardı…

Okul çıkışında halka tatlı, elma şekeri, leblebi tozu satan satıcılarımız vardı…

Bizim dönemlerde öks, sbs, dershane, özel öğretmen yoktu, çocuklara yarış atı muamelesi yapılmazdı…

Tek derdimiz okula gitmek, bahçede koşuşturmak, Annemizin sıcak tarhana çorbasını içmek ve uyumaktı…

Kaynak kitap olarak Cilt cilt ansiklopedilerimiz; başköşede yer kaplardı…

Köşeleri kıvrılmış defterlerin köşeleri tahta mandalla tutturulur ya da yatağın altında sabaha kadar bırakılırdı…

Kiralık bisiklet alanlarımız vardı, sokaklarımız çamurlu ve dardı…

Mahallede bir kişide top olurdu, tüm mahallenin çocukları o topla oynardı…

Evdeki eski bezlerden, kullanılmayan yünlerden kız çocuklarına bebekler yapılırdı…

Bayramlarda büyüklerin elleri öpülür; Tüm çocuklar sabah erken yollara düşüp şeker toplardı…
Yakın misafirlerin çocuklarına minik hediye paketleri ve harçlıklar dağıtılırdı…

Bayrama özel mahalle bakalı çatpat, mantar tabancası, atom vs. satardı…

Vurdulu kırdılı filmlerin yoğun olarak oynatıldığı sinemalarımız,

Her akşam yatmadan önce zevkle okuduğumuz romanlarımız,

Çıkarsızca kurduğumuz dostluklarımız,

Akşam geç saatler kadar çığlık çığlığa oynadığımız saklambaçlarımız,

Yakan top, İp atlamak, Misket, Seksek, istop, Japon kale, top saydırma gibi oyunlarımız,

Mahalle arasında top oynarken komşunun camını kırıp kaçmalarımız,

İnternetsiz çamurlar içerisinde kahkahalı oyunlarımız,

Su birikintilerine bastığımız için kurumayan paçalarımız,

Komşuların zilini çalıp saklanmalarımız,

Kar yağdığında kaymak için tahta kızaklarımız,

İyileşmeyen diz kapaklarımız,

Özene bezene yazılan mektuplarımız,

Baharda topladığımız kır çiçeklerimiz,

Evimizin bahçesinde beslediğimiz civcivlerimiz,

Uzun tahta çubukları at niyetine kullanarak yaptığımız yarışmalarımız,

Oyundan yorgun düşüp yatağa girer girmez uyumalarımız vardı…

Babamız akşam çikolata getirsin diye yalancıktan hastalanırdık.

Bir tahtaya çaktığımız çivilerle ve madeni para ile maçlar yapardık.

İsim şehir hayvan oynardık, bazen buna aileleri de katardık.

Kâğıt üzerinde 1 den 9 a kadar rakamlar yazıp trencilik oynardık.

Tahta sapanlarımızla kuş avına çıkardık.

Çamurdan kaplar yapardık.

Telden yapılan arabalar, kolyeler, yüzükler, bilezikler idi bizim oyuncaklarımız…

Biten Kibrit kutusunun iki ucuna iplik bağlayarak telefon yapardık.

Yine kibrit kutusu havaya atılarak yerde dik durması sağlanarak saymacasına oyun oynardık.

Biten iplik makaralarını atmazdık; telden yaptığımız arabalara tekerlek yapardık.

Gazete kâğıdından; uçak gemi, şapka, saat, boru, külah yapardık.

Asıl ilginç olanı, bu oyunların bir sezonu vardı, bir anda tüm mahalle aynı oyunu oynardık.

Ama kimin başlattığını asla bilemezdik.

Bir gün sabah uyanırdık, bakmışız ki “develeme” sezonu açılmış veya “misket” sezonu açılmış…

 

Çocuklukta aklıda kalanların hiçbirisi

Şimdilerde yok!

Yaşananlar tatlı bir anıdan ibaret…

Çok şey değişti!

Elbette ki değişecek!

Biz çocukluktaki biz değiliz ki!

Yaşananlar değişmiş çok mu?

 

 

MEHMET ORHAN DURDU


 


Tarih: 11:03, 4/2/2009
Yorum yaz

Es Selam

Sevgi, bazen bir gülücükte
Sevgi, bazen bir damla gözyaşında
Sevgi, bazen de bir çiçeğin tomurcuğunda gizlidir...
***
Sevgi Ödülün var benim blogumda almaya bekliyorum..
Herşey gönlünce olsun..

Sevgi ve Saygılarımla,

Yazan: surgunsehrim Tarih: 2009-02-20 16:08:55, 2009-02-20 16:08:55

Bağlantı

s.a

Yapılan tüm duaları Mevla'mız bu günun hurmetine kabul buyursun...
Cumanız mübarek olsun...
İslam kardeşligiyle daha nice cumalar'aİNŞALLAH...

Yazan: subat75 Tarih: 2009-02-20 10:05:28, 2009-02-20 10:05:28

Bağlantı

hayırlı cumalar sevgili dostum

Rabbimiz! Güçsüzlügümüzü ve Senin isteklerini yerine getirmedeki yeteneksizligimizi Sana sikayet ediyoruz. Üzüntümüzü ve tasamizi da yalniz Sana arz ediyoruz.
Özünün hakikati ve yüzünün nuru üzerine yemin ederiz ki, Sana duydugumuz ihtiyaç, Senin zenginligine denk! Sana olan ihtiyacimiz Senin büyüklügün kadar...
Bildirdigin ve gizledigin tüm isimlerini ve Kur'an-i Kerim'i, kalbimizin bahari, gönlümüzün nuru, sikintimizin ilaci yap.

hayirli Cumalar
bu arada sizi dostluk ödülüyle ödüllendirdim arkadaşım..sayfama uğrayıp alabilirsin

Yazan: sarmasikgullerim Tarih: 2009-02-20 09:02:20, 2009-02-20 09:02:20

Bağlantı

slm

Merhaba gülen gözlü arkadaşım, dudağındaki tebessümü
kaybetmemişsin daha.
Ne güzel dünyaya gülen gözlerle bakabilmek ve insanlara
tebessümler saçabilmek senin gibi.

Biliyorum, üzülüyorsun donuk gözlerle karşılaşınca.
Ne yapalım arkadaşım, herkes senin gibi olamaz .
Duyabiliyorum " Hayır olmalı" dediğini.

Haklısın arkadaşım, aslında bütün insanlar senin gibi olmalı.
Bilseler bir tebessümle neler yapabileceklerini,
bir çocuğun gözlerindeki ışıltıyı bir tebessümle nasıl
görebileceklerini, sıkıntılarla dolu bir insana nasıl dünyaları
vereceklerini bilseler ve gülen gözlerin buzları
nasıl erittiğini, kalpleri nasıl birleştirdiğini bilseler,
eminim onlarda senin gibi olmak isterlerdi...

güzel bir hafta dilerim arkadaşım
sevgiler saygılar

Yazan: suskunlugum.blogcu Tarih: 2009-02-16 12:38:03, 2009-02-16 12:38:03

Bağlantı

hayırlı cumalar arkadaşım ve sevililer günün kutlu olsun

Bu sevgililer gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.
bütün dualarının kabul olacağı hayırlı bir cuma,mutlu bir hafta sonu diliyor ve sevgililer gününü kutluyorum arkadaşım...sevgiler

Yazan: sarmasikgullerim Tarih: 2009-02-13 09:20:35, 2009-02-13 09:20:35

Bağlantı

slm

güzel dilekleriniz arkadaşlığınız
teş ederim dostum ne güzeldir sadece yazılarda
dost olmak ve bunu başara bilmek

sağlıklı ve huzurlu bir hafta dilerim arkadaşıma

hoşcalın

Yazan: suskunlugum.blogcu Tarih: 2009-02-12 14:28:55, 2009-02-12 14:28:55

Bağlantı

s.a

yazınızı zevkle ve çocukluğuma giderek okudum...gerçekten hoş olmuş..yanlız japon kale oyununu hiç duymadım 7 kiremit oynardık bizde tebessüm ettirdiniz teşekkürler...mutlulukla ve sağlıkla... içinizdeki o çocuğun daima kalmasını dileyerek selamlar....

Yazan: subat75 Tarih: 2009-02-11 13:12:35, 2009-02-11 13:12:35

Bağlantı

slm

ben tv nin olmadığı dönemi hatırlamıyorum...
trt bir vardı evet..telefon ise lükstü..bizim divanlarımız vardı tahta deyil
demirdendi üstünde yün yatak ve örtüler...duvara doğru minderler:)
babamız akşam işten geldiğinde evimiz sus pus olur babam içeri girdiğinde
hepimiz ayağa kalkar ve tekrar oturuduk...babam memurdu eve geldiğinde hemen
sofra hazırlanır yemeğe geçerdik haberler izlenir...çıt cıkmazdı...
güzeldi cocukluğun fazlaya oynayıpta sizin gibi o kadar dolu yaşıyamasamda...
ama en azından başımı koydugumda yastığıma düşüncelere dalmazdım ...

kalemine sağlık ....
dostum demişsiniz bana cok menun oldum sevgilerle dostum

Yazan: suskunlugum Tarih: 2009-02-06 19:28:05, 2009-02-06 19:28:05

Bağlantı
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->