
Anne!
Ekmek oldun, Su oldun, Emek oldun,
Yorgan oldun, Kanat oldun, kol oldun,
Ne yoruldun ne tükendin nede soldun.
Yalnızlığımda biricik dost,
Derdimi paylaştığım arkadaş,
Ağrılı yanıma ilaç,
Yanık yerime merhem oldun.
Her nereye gitsem arkamdan el sallayan tek can sen oldun...
Benim için titreyen, aç kalan, üşüyen, canını canıma vakfeden annem;
Bir gün arkandan el sallayacağımı düşünemedim…
Bu kez de Yıkılan ve üşüyen ben oldum.
Sen gittin ya! Bunca yaşıma rağmen terkedilmiş bir çocuk gibiyim.
Yalnızlar kasabasına göç ettim ama unutmayı öğrenemedim anne.
Of anne of…
Tadı kahır, tuzu kahır dünyada mutlulukla el ele dolaşamadın…
Damarlarındaki korkunç fırtınaları, İçindeki sokakların sessizliğini,
Ruhundaki anlamsız sıkıntıları yavrularına hissettirmedin.
Hüzün damlaları odamıza damlamaya çalıştığında pencere oldun
Bazen dalıp gittin çok uzaklara…
Neye bakıyorsun, kimi bekliyorsun diye sorduğumda: Neye baktığımı, kimi beklediğimi bende bilmiyorum derdin.
Galiba anlıyorum bende şimdilerde anlamsız bakışlar ve anlamsız beklemelerle avunuyorum.
Yüreğinde kavuşma ihtimali hiç olmayan umutların oldu
Yinede bile bile umutlarla evcilik oyandın… Ve kavuşamadan vuslatlarına gittin…
Belki de kavuştun!
En az küçüklüğümdeki kadar sana ihtiyacım var!
Çoğu kez Acılarla savaşma gücümü kaybediyorum…
Aklıma sen geliyorsun
Ne güçlüymüşsün anne!
Şuan yüreğimin yüreğine yaslanmasına o kadar çok ihtiyacım var ki!
…
Sana gün yüzü göstermeyen ahşap kokulu evimizdeyim. Çocukken oturduğumuz odada ve senin tahta divanda oturduğun yerde oturuyorum. Cuma geceleri işte tam burada senin yasin okumaların aklıma geldi. Söz geçiremedim gözyaşlarıma, ağladım!
Oysa seninle ilgili ne güzel hayallerim vardı. Olmadı, yapamadım…
Bir acı var anne! Sürekli fire verdiren bir acı! Sol yanımda…
Belki de adam gibi bir evlat olmasını beceremediğim için,
Belki de senin adına hayal ettiğim güzellikleri yaşatamadığım için,
Yaşarken, sana şuan ki duygularım kadar kıymet veremediğim için,
Karanlık iklimlerine ılık meltemler gibi esemediğim için,
Vicdanımın beni affetmiyor. Sen affet beni anne!
…
Geçen gün avucumun içini inceledim,
Benimde hayat çizgim senin ki gibi kısa…
Dönüşsüz yolculuğa erken kesilmiş gibi biletim…
Hayatın derin karanlıkları beni içine çekiyor,
Yavruna cennet ışığından bir tutam nur gönder…
Yalnızım ahşap kokulu evde,
Dışarıda yağmur var! Üşüyorum!
Avuçlarında biriktirdiğin dualarına ihtiyacım var anne!
Desem ki Kalemim yaşlandı kelimelerimin saçlarına aklar düştü,
Desem ki bu aralar hayat beni çok yordu,
Desem ki şefkat dolu bir dokunuşa hasretim,
Ve desem ki şuan sana çok ihtiyacım var,
Gökten elini uzatıp tutar mısın elimi anne!
Seni çok seviyorum
CANIM ANNEMİN VE TÜM ANNELERİN “ANNELER GÜNÜNÜ” KUTLAR
SAYGILARIMI SUNARIM
Mehmet Orhan DURDU
|