MEHMET ORHAN DURDU - Blogcu





MEHMET ORHAN DURDU


2/7/2009 - NEDEN AĞLIYORSUNUZ BULUTLAR?



NEDEN AĞLIYORSUNUZ BULUTLAR?

 

Sevdiğiniz mi sizi kabul etmedi?

Yeşil vahalarınız gidin mi dedi?

Denizler göğsünden buhar mı vermedi?

Sahi neden ağlıyorsunuz bulutlar…

 

Seçenekler yalnızlığa mı dizilmiş?

Kaderiniz benim gibi mi çizilmiş?

Gökyüzü sizi defterinden mi silmiş?

Peki, neden ağlıyorsunuz bulutlar…

 

Ben ağladıkça ağlamaklı yağdınız

Ben gözümü siz içinizi sağdınız

Bana tek ağlayacak siz mi kaldınız?

Sahi neden ağlıyorsunuz bulutlar…

 

Ağlamanız ruhuma derman olmuyor

İçimdeki dert çiçekleri solmuyor

Gözyaşınızla şu umanım dolmuyor

Peki, neden ağlıyorsunuz bulutlar…

 

Bir insanım ağlamayın benim için

Bırak ağlasın gözlerim için için

Çilelerim tek sevdam onları geçin

Sahi neden ağlıyorsunuz bulutlar…

 

Sularım yurdun toprağını taşını

Susuz bırakmam ben kimsenin aşını

Dert çekenlerin dökerim ben yaşını

Peki, neden ağlıyorsunuz bulutlar…

 

Sandım ki bu dünyada ağlayan bendim

Hudutsuz özgürlüğünüze özendim

Size uçmak için kanatlar bezendim

Hayal kırıklığı yaşadım bulutlar…

 

Dinsin damlalar gözyaşınızı silin

Bilin ki Benim ağlamam lazım bilin

Bu sene suyu benden Fırat’ın Nil’in

Siz durun ben ağlayacağım bulutlar…

 

 

MEHMET ORHAN DURDU


1 YorumYorum yaz!Bağlantı


17/6/2009 - PAPATYANIN DÜŞLERİ KIRILDI BABA



PAPATYANIN DÜŞLERİ KIRILDI BABA

 

Keşke olsaydın…

Ama uzakta, ama yakında

Ama hasta, ama sağlıklı

Ama olsaydın…

Var olduğunu bilseydim

Kendimi güvende hissetseydim

Çocuk yaşta bırakıp gidince

Papatyanın düşleri kırıldı

Biliyor musun baba?

Artık gökyüzüne de bakmıyorum

Çünkü en büyük yıldız kaydı

Dayanağım, sığınağım

Her şeyim canım babam

Varlığın var olmam için yetecekti

Sen gittin

Taşlarım yerinden oynadı

Ben bittim!

Hayatımın gençlik satırlarında

Hep yalnız kaldım

Artık yalnızlığımla büyüyorum

Şimdilerde hayat denizinde ha battı ha batacak durumdayım

Sırtımı dayayacağım koca dağ nerdesin?

Günlüğümün tümünde senli cümleler ve seninle sohbet var

Heybem sana anlatmak istediğim kelimelerle dolu

Hiçbir liman seninki kadar güzel değil babacık

Gel diyemiyorum

Giden baharın dönmeyeceğini biliyorum

Ama öyle hissediyorum ki

En kısa zamanda ben baharıma döneceğim

Seni çok özlüyorum babacık

Yokluğunun acısını her hissedişimde

Boğazımın her iki kenarına sanki yumrular oturuyor

Keşke sensiz kalmanın kokusunu hiç bilmeseydim

Papatyam demeni özledim

Minicik kızmalarını özledim

Gözyaşlarımın üstüne kondurduğun öpücükleri özledim

Bakışlarındaki merhameti sevgiyi özledim

Okul çıkışı kapıda beklemelerini özledim

Kanatlarının altına sığınmayı özledim

Bizler için yaptığın duaları özledim

Yerin her zaman yüreğimin kıyısı

Papatyan seni çok özlüyor babacık

 

Keşke olsaydın…

Ama uzakta, ama yakında

Ama hasta, ama sağlıklı

Ama olsaydın…

 

 

MEHMET ORHAN DURDU



*Tüm babaların babalar gününü kutlar sağlıklı ve uzun ömürler diler,
Vefat etmiş olanlara da Allah'tan rahmet yakınlarına sabır dilerim




5 YorumYorum yaz!Bağlantı


16/6/2009 - YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–1



YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–1

 

Bildiğiniz güneş değil

O geceleri de ısıtan ve ışıtan güneşti

Sizin bildiğiniz güneş batınca üzülmüyordum.

Birazdan gerçek güneşimin sokağın başında elinde birkaç poşetle belireceğini biliyordum. Bu babamdı…

Ta ki dönüşü olmayan yolculuğa çıkana kadar…

Yağmurlu bir gecede kaybettim yüreğimi…

Henüz 12 yaşında bir çocuktum ( halen de büyüyemedim ya )

Ve babalar gününe 6 gün vardı

Neden bu kadar erken gittin baba?

Acelen neydi?

Henüz tadını tam alamamışken,

Doyasıya öpüp koklamaya ihtiyacım varken… 

Üzerime erken sindi babasızlığın o ağır kokusu…

Biliyor musun baba dönüşsüz yolculuğa gönderdikten sonra on iki uğursuz rakamım oldu

Gidişin o kadar derin bir iz bıraktı ki bende kocaman kadın oldum halen uğursuz rakamım On iki…

Ortaokuldayken okul çıkışı bazı arkadaşları mı babaları alırdı,

Akşamları apartmanın önünde oyun oynarken arkadaşlarım babalarını görünce koşup sarılırlardı.

Çok üzülür, içlenir ve gizlice ağlardım.

Beni bekleyen ve benim beklediğim babam neden erken gitti diye…

Acıların yerçekimine mahsur kaldığımda gözlerim hep seni arıyor baba… Ama yoksun!

Ortaokula, liseye, Üniversiteye gidişimi görmedin, mezuniyetimi görmedin

Evliliğimi, beyaz gelinliğimi görmedin, torunlarını görmedin baba…

Yani anlayacağın yokluğunda her zaman

Hep yetim kaldı bir yanım…

Yine haziran… Yine üçüncü Pazar… Yine hüzün…

Olsaydın ne sürprizler yapardım babama

Ama yoksun… Yokluğun çok yordu beni

Kalbimin saçlarına aklar düştü babacık

Odadaki resmine bakıyorum

Yine duygularım üşüyor

Yine ağlamam geldi

Ağlıyorum…

 

Büyüdükçe sana olan sevgim ve özlemimde büyüyor

Bu yaşıma geldim halen bir eksiklik var baba

Halen bir baba dokunuşuna ihtiyaç duyuyorum

Ne eşim nede çocuklarımın dolduramadığı bir eksiklik… 

Ne bileyim işte Senin sahillerine sığınmak bambaşka bir duygu

Gözümü dünyaya açtığımda ilk gördüğüm, tanıdığım, sevdiğim

Ve âşık olduğum erkek sendin.

Ve sana bir şey itiraf etmek istiyorum baba

Ama eşim ve oğlum duymasın

Halen erkekler içinde en çok seni seviyorum.

Ve halen sana aşığım baba

 


MEHMET ORHAN DURDU

 


0 YorumYorum yaz!Bağlantı


16/6/2009 - YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–2



YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–2

 

Düşünebiliyor musun baba, Seninle ilgili hatırlarım bile yok denecek kadar az

Bu bile beni çok üzüyor.

Akşam yemeklerimizi hatırlıyorum, beraberce yediğimiz ve en çok zevk aldığım…

Sıcacık pideyle gelirdin eve sofra hazırlanırdı

Ekmek poşetini usulca yanına çekerdin bizlere çaktırmadan…

Dünden kalan bayat ekmekleri sen yerdin, getirdiğin sıcak pideyi bizlere yedirdin.

Yemeği de yavaş yerdin bizlerden sonra kalkardın önce bizim doymamızı beklerdin daha sonra tabakta ne kalmışsa doyar kalkardın.

O zamanlar pek akıl erdiremediğim bu durumu büyüdükten sonra daha iyi anladım

Babacığım…

Uyuyacağım zamanlar aklıma geliyor Hani bazı akşamlar bana minik hikâyeler anlatırdın.

O hikâyeler şimdi ki hikâye kitaplarında yok… Sahi babacık nereden buluyordun o güzel masalları… Aynı hikâyeleri tekrar tekrar anlatmanı isterdim ve sende anlatırdın. Hiç bıkmaz mıydın babacık?

Bazen de ben uyurken; saçlarıma sürdüğün ellerini

Yanağıma usulca dokunan gizemli dudakları hissederdim

Aslında uyumamıştım hep görüyor ve sevgini hissediyordum

Beni erkek kardeşimden daha çok sevdiğini de biliyordum

Belli etmezdin ama davranışlarından, mimiklerinden benim için deli olduğunu bilirdim

Kızında sana âşıktı zaten…

Sabahları uyandığımızda senin yanında yatmak için kardeşimle yarışlar yapardık

Senin yanında… Senin kokunu alarak…

Akşam iş dönüşü bizi parka götürürken ellerini tutmak başka bir zevkti baba

İlkokuldayken okul çıkışı sen gelirdin ya beni almaya

Seni gördüğümdeki sevinci tarif edemezdim babacık…

Annemle bir olur seni kandırırdık bir şeyler alman için bir yerlere götürmen için…

Bayram öncelerini de unutamıyorum hiç yok demezdin hep alırdın

Çocuktuk işte bilemiyorduk;

Paranın varlığını yokluğunu?

Nasırlı avuçların daha çok çalışmasını gerektiğini

Nasıl aldığını, kimlere borçlandığını,

Borçlanırken belki de ezilip sıkıldığını…

Gitmeden önceki son bayramdı; Ah o pembe renkli pabuçlar!

İsterim diye tutturdum. Ve sen her zaman ki gibi yok demedin

Akşam elinde pembe renkli pabuçlar geliverdin

Hayatımın en nadide hediyesi oldu o pabuçlar

Halen sandığımda saklı

Siyah taşlı gümüş yüzüğün ve çakmağında bende babacık…

Bize yok demezdin ama kendine de hiçbir şey almazdın

Mesela o arife gecesi annem her zamanki takım elbiseni ütülüyordu

Bilmem kaç bayramdır giydiğin aynı takım elbiseyi giyecektin.

Vefatından bir müddet sonra annem anlatı;

Bir dönem işini kaybetmiş ve 8 ay boş gezmişsin baba

Mahallede, bu adam işsiz dedikodusu çıkmasın diye sabah erkenden çıkıp şehrin uzak bir noktasında bir kahvede akşama kadar oturduğunu ve sanki tekrar işten geliyormuş gibi akşam eve döndüğünü…

Onurlu babam

Gururlu babam

Kızın seninle gurur duyuyor

 

Bazen çevreme bakıyorum da bazıları babalarının kıymetini tam olarak bilmiyorlar

Evdeki bu biricik misafiri hor kullanıyorlar

Sadece çalışmak, bir şeyler almak, sürekli evdekileri mutlu etmek için yaratıldığını zannediyorlar.

Sabah evden çıkıp akşam yorgun argın gelen bu insanın duygularını, ruh halini düşünemiyorlar.

Ay pencereden uçunca da kıymetini anlıyorlar, ama iş işten geçmiş oluyor

Öldüğünde bir babanızın olduğunu bilemek ne kötü…

 

Annem bana kızdığı zaman nedense ağlamazdım

Ama senin birazcık sert bakışın bile ağlamama yeterdi. Çünkü seni çok seviyordum

Seni üzmüş olmak beni ağlatıyordu

Aslında sert bakışların altında okyanus genişliğinde merhamet olduğunu biliyordum

İnsan büyüyüp çocuk sahibi olunca daha iyi anlıyor

Hep bizim iyiliğimiz mutluluğumuz içinmiş

Keşke olsaydın bira daha kızsaydın

Senin yağmurlarında şemsiyesiz yürümeyi ne çok isterdim

Ama olmadı

Çok erken aldı seni benden yüce yaratıcı

Büyük yerden yazılmış yazgımız

Böyle emir verilmiş,  kaderimiz böyle yazılmış ne gelir elden

Zaten hayat diye yaşadığım şeyin bestesi ve güftesi bana ait olmadı ki hiç

Ne yapacaksın babacık

Senin bana dönemeyeceğin kesin

Kesin olan bir şey daha var ki papatyan sana er ya da geç dönecek

Bunca yıl nasıl geçti ise bundan sonrası da öyle geçecek

Ebedi beraber olacağız babacık…

 

 

 

 

MEHMET ORHAN DURDU
0 YorumYorum yaz!Bağlantı


3/6/2009 - GÜL HADİ (ŞİİR)



GÜL HADİ

 

Çok bağ bahçe dolaştın artık yeter boğulma

Bahçe bitmez, gül bitmez… Birisini Sev hadi

Gidene çok üzülme, gelene bel bağlama

Kavuşmalar bitmez, ayrılık bitmez… Gül hadi

 

Sevinçlerde hüzünlerde insanlar için var

Siyahla vedalaş! Maviye Çalsın umutlar

Kalbinden hayata uçuşsun en deli kuşlar

Dert etme! Hüzün de bitmez sevinç de… Gül hadi

 

Düşürsen de cebinde ki birikmiş düşleri

Tekrar düşle! İpe çek kara düşünceleri

Dilinden hiç düşmesin, ilkbahar besteleri

Düş bitmez, hayal bitmez, umut bitmez… Gül hadi

 

Yaşanmış kırık dökük ne varsa kafandan at!

Kırgınlıkların üstünü bir çizgiyle kapat!

İmkânsızlığa inat! Yağmurları sen ıslat!

Böyle gelmiş olsa da böyle gitmez… Gül hadi

 

 MEHMET ORHAN DURDU


4 YorumYorum yaz!Bağlantı


6/5/2009 - SEVGİYLE HER MEVSİM BAHARDIR





SEVGİYLE HER MEVSİM BAHARDIR

 

Sevgi güzeldir
Sevgi sıcaktır
Sevgi her şeydir
Sevmekten korkmayın
Sevin! Yüreğinizin yeteceği kadar sevin!
Sevdikçe sevilirsin
Sevilmek güzeldir
Sevildiğini bilmek tarifi imkânsız bir duygudur
Güç verir, Güvende hisseder insan kendini

Sevin;
Tüm tabiatı; ağaçları, çiçekleri, böcekleri, kelebekleri sevin
Eşinizi, annenizi, babanızı çocuklarınızı,
İnsanları ve yaratılmış tüm canlıları sevin
Gökyüzünü, yağmuru, soğuğu, sıcağı sevin
Derdinizi sevin, Okumayı sevin, Hayatı sevin
Affetmeyi, tebessüm etmeyi, teşekkür etmeyi sevin
Sizlere verdiği nimetlerden dolayı Yaratıcıyı sevin
Göz doygunluğu için değil, gönül doygunluğu için sevin
Niyesiz ve amasız sevin

Sevgi;
En çıkarsız alışveriştir; Karşılık beklemeden
Fedakârlıktır, Paylaşmaktır, bölüşmektir,
Affetmektir, sabırdır
Güvendir, değer vermektir
İki yüreği tek’e indirmektir
Satılmaz, satın alınmaz
Hiçbir şey onun yerini tutamaz. Ötesi yok!
Dağıtabilecek en güzel armağandır
Yanı başımızda bitmez tükenmez bir kaynaktır.
Kar kadar temiz, en masum duygudur
Aşktan ötedir; aşk yolcu, sevgi ise hancıdır

Sevgiyle;
Hazan yaşayan yürekler gülistana döner
Yarım kalmış sevdaların ateşi söner
Hayat daha bir güzelleşir, yaşanılır olur
Çiçekler bir başka büyür, sular bir başka akar
Açılmaz denen nice gönül kapıları açılır
Yürekler arasında köprüler kurulur
Çevreye huzur ezgileri yayılır
Yaratılan her nesne onunla gözlerde anlamlaşır
Seven ve sevilen yürekte her mevsim bahar olur

Ve Sevgi;
Yanaklara konan minicik bir buse
Tatlı bir bakış, sıcak bir dokunuş
Şefkatle uzana bir el
Menekşelerin kulağına fısıldanan güzel bir sözdür…
Bir çiçeği bağrına basmak
Bir serçeye şefkatle bakmak
Bir bebeğin yumuk ellerine sıcacık dokunmaktır…
Bir telefon, kısa bir mesaj, bir günaydın, bir selamdır…
Hayat arada bir İncitse de, umudu kaybetmemektir
Sabah güneş ışıklarının günaydın öpücüğüne karşılık vermektir
Seherlerde kuşların aşk şarkılarını dinlemektir
Bir anneni bebeğine bakarken yüreğinde oluşan resimdir
Bir babanın akşam eve dönmeyi bir an önce istemesi,
Evdekilerin de gözünün pencerede kalmasıdır sevgi…

Başkaları için ne anlam ifade ettiğini merak ediyorsan, dağıtığın sevginin miktarına bak!
Hüzünlerini ve sevinçlerini paylaşacak birileri etrafında yoksa
Sevgi kapıları sana açılmıyorsa, sevilmediğini hissediyorsan kendini bir yokla
Gözlerin çok mu kırıcı bakıyor?
Sözlerin zehirli bir ok mu?
En son söylenecek kelimeyi ilk mi söylüyorsun?
Kendini çok mu beğeniyorsun?
Davranışların çok mu itici?
Kaç kuruşluk sevgi dağıtmışsan o kadarını bekleyeceksin
Vermediğin bir şeyi tonla istemenin anlamı olmaz
Bu durumda Kendini sorgula eksiklerini tamamla
Sevdiğin ve sevenlerin olmadığı sürece ne servetin ne makamın seni mutlu etmeyecektir
Bazen çevrende az da olsa sevgiyi hak etmeyen kişiler de çıkabilir
Onları umursama mümkünse ilişkini kes, es geç onları
Bu tipler; İçindeki sevgi coşkusunu azaltmasın
Bir pire için yorganı yakma
Hayata sevgi ile bakmana hiç bir şey engel olmasın

Sevgiyi ihmal etme
Sevgiye sahip çık, emek harca, yüreğini ortaya koy
Besle, solmasına, eksilmesine müsaade etme
Her yüreğin derinliklerinde saklı sevgi incileri muhakkak vardır
Bu incileri derinlerden çıkartıp; dudaklarından dökmedikçe, gözlerinden yansıtmadıkça Ne faydası olabilir ki?
Tüm canlılar sevgiye muhtaçtır; çünkü o bir ihtiyaçtır
Sev! Sevdiğini söyle!
Gurur yapma, İçinde saklama, şımart karşındakini
Şimdiye kadar belki de hiç kimse tarafından şımartılmadı
Seviyorum kelimesini söylemek için geç kalma
Sevgi dağıtmada cömert ol ki; Sevgi fakiri kalmayasın
Vakit hayata ve insanlara ait kırgınlıkların üstüne çizgi çekme vaktidir
Vakit Sevgiyi yüreğin zifiri karanlılıklarından çıkarma vaktidir
Muhtaç yüreklere sağanak sağanak sevgi yağmuru olup yağma vaktidir
Unutma!
Sevmekle insan hiç bir şey kaybetmez
Sevmekten korkma! Sev!
Sevdikçe ruhun bir kelebek gibi kanatlanacaktır
Mutluluk sürekli sende konaklayacaktır
Sev! Yüreğinin yeteceği kadar sev!
Ve unutma!
Bir gün ama bir gün sevgi de seni sobeleyecektir
Bakışlarındaki sevgiye teslim olacak yürekler elbette olacaktır
Dağıtığın sevgi muhakkak dönecektir

 
MEHMET ORHAN DURDU


12 YorumYorum yaz!Bağlantı


23/3/2009 - UMUTLUYDULAR

UMUTLUYDULAR


*Karanlıklara inat; Umudun mavi gözlerine mülteci bir kuş olup uçanlara ithaf


Kırılmadılar hayata,

Kızmadılar kaderlerine,

Küsmediler yaratıcılarına,

Kaybetmediler umutlarını…

Yılmadılar, yıkılmadılar…

Umudu bir bebek gibi büyüttüler sinelerinde

Tutundular hayata…

Boş durmadılar, çalıştılar, çabaladılar…

Aradılar

Bir çıkış yolu var dediler…

Yarınlara umut ektiler…

Direndiler,

Beklediler,

Sabrettiler,

Sevdiler,

Ve kazandılar.

Biliyorlardı

Hayattaki renk ve ahenk’in umutla yakalanacağını,

Umut ettikçe mutlu olunacağını,

Sarsıntı yaşanan zamanlarda tek tutamak ve dayanak olduğunu,

Ancak ruha umutla kan pompalanacağını ve ruhun onunla besleneceğini… Biliyorlardı… 

Sürekli karanlık olmayacağını,

Sürekli çile ve hüzünlerin olmayacağını,

Sürekli hastalığın olmayacağını,

Ama umudun sürekli olması gerektiğini de biliyorlardı…

Onlar

Hayalleri arada bir kırılsa da;

Hayatlarını kırmadılar.

Her hayal kırıklığını yepyeni hayallerin basamağı yaptılar.

Bir sevdayı uğurladıklarında, yüreklerine; diğer bir sevda fidanı diktiler.

Hayatta ağır kan kayıpları yaşadılar.

Ayakları arada bir acılara takıldı…

Ama Umutlarını karanlıklara terk etmediler.

Yaralı baharlar düşlemediler.

Yaşanan hüzünleri olgunlaşma vesilesi gördüler.

Hayatın kendilerine oynadığı bazı oyunları kaybettiler,

Paralarını kaybettiler,

Sağlığını kaybettiler,

Sevdiklerini kaybettiler,

Ama umutlarını kaybetmediler…

Kaybedilenlerin tekrar umutla kazanılabileceğini biliyorlardı.

Karamsarlığın altındaki sandalyeye tekmeler savurdular.

Umutlarının kurumasına izin vermediler gerektiğinde gözyaşları ile suladılar.

 

Biliyorlardı

Şuanda dünyanın çeşitli yerlerinde kendilerinden her açıdan daha kötü durumda olanların olduğunu

En imkânsız denen anda imkânsızı aydınlatacak tek ışığın umut olduğunu,

Çaresizlik kuşatmaya başladığı an: umudun filizlendiği an olduğunu, 

Yarınları beklemenin anlamının umut da saklı olduğunu,

En sancılı anların mutlu bir doğuma en yakın anlar olduğunu,

Hep yokuş çıkılmayacağını ve her yokuşun muhakkak bir inişi olduğunu,

Kırılsa da kanatlarının bir teki

Bir gün ama bir gün gökten bir elin yardım edeceğini ve

Masmavi vatanlarında tekrar özgürce ve sınırsızca uçacaklarını biliyorlardı…

Görüyorlardı

Kışın açan çiçekleri,

Karanlık kozada bekleyen tırtılın bir gün karanlıkları kırıp kelebek olup uçtuğunu,

Hayatın umulmadık bir anda güzel sürprizler yaptığını,

Güneşin her sabah yeniden doğduğunu,

Her doğan yeni günün yepyeni başlangıçlar olduğunu,

Ve her sabah pencereden içeriye giren gün ışıklarının umutlarını tazelediğini,

Yarınlar güzel günlerin habercisinin de olabileceğini,

Kendilerinden ve çevrelerinde yaşayanlardan görüyorlardı

Ve Onlar

Hayat yangınlarına karşı umudun üstüne “yangından kurtarılacak ilk eşya” olarak yazdılar.

Heybelerinde taşan bunca günahlarına rağmen yaratıcıdan umut kesmediler.

Onun şefkatinin kanatlarının altına sığındılar ve cenneti düşlediler.

Yaşanan acıların mahşerde kendi lehine olduğundan haberdardılar.

Düşlerini düşürseler de yepyeni düşler kurmasını becerebildiler.

Acılara yumruk yumruğa var olabilme kavgasını verdiler.

Yenilmediler.

Pamuk ipliğine bağlamadılar umutlarını,

Veda türküleri hiç söylemediler.

Umudun yeşilliğinde çocuklar gibi yuvarlanmasını bildiler.

Ve onlar sevdalarına kavuşamasa da;

Başkasının umudu oldular.

 

Zaten onlar Umuda çocukluktan aşina idiler…

Geçmişte annelerinden zümrüd-ü anka kuşunun hikâyesini de dinlemişlerdi.

Anka kuşu her yanıp kül olduğunda küllerinden yeniden doğuyordu.

Onlarda her yandıklarında küllerinden yeniden doğulabileceğini biliyorlardı…

 

Yüzü cama dayalı bir çocuğun babasının gelmesini umut ettiği gibi;

Onlarda yarınları aynı umutla beklediler.

Hayatı umuda iliklediler.

Onlar cesur yüreklere sahiptiler…

Çünkü onlar umutluydular…

Ve onlar mutluydular…

Mehmet Orhan DURDU

 
29 YorumYorum yaz!Bağlantı


10/3/2009 - NEDEN ÇABUCAK BÜYÜMEK İSTEDİK


NEDEN ÇABUCAK BÜYÜMEK İSTEDİK!

 

 

Çocuk olmak güzeldi,

Çocukken elimizdekilerle mutlu olmasını becerebilmek güzeldi,

Sahip olduklarımızın bizleri çoğu kez havaya uçurabilmesi güzeldi,

Çocukluk umutları güzeldi,

Aslında şimdiki çocuklarla kıyaslandığına çok şeyimiz yoktu…

Bilgisayar,mp4,DVD, atarimiz, sepet sepet oyuncaklarımız yoktu…

Her çocuğun odası yoktu…

Yediklerimiz ve giydiklerimiz bu zamanla kıyas dahi edilmezdi…

Ama mutluyduk…

Stressiz bir hayata sahiptik…

Hayaller kurardık ve tüm hayallerin sınırlarını zorlardık.
Anne ve babalarımızın her zaman yanımızda kalacağını

Ve hep mutlu olacağımızı sanırdık.

Acaba yarın ne olacak diye bir sorunumuz yoktu…

Hiçbir şeyi umursamazdık.

Çıkarsız gerçek dostluklar kurardık.

Ve yaşanan bunca güzelliklere rağmen

Nedense hemen büyümek istedik.

Zaman neden çabucak geçmiyor diye üzülürdük.

Büyümeye olan özlemin sebebi neydi bilmiyorum.

Belki de büyüyünce özgür olacağımızı düşünüyorduk.

Ama bilemedik!

Büyüyünce hayatın derin karanlıklarının özgürlüğümüzü çalacağını, 

Ve Çocukluktaki özgürlüğün tozlu raflardaki anılarda aranacağını…

Ve

Şimdilerde Günler haftalar ne çabuk geçiyor diye üzülüyoruz.

Tekrar küçük olmak istiyoruz.

Galiba büyüyünce çok şey kaybettik.

Elimizdekilerle mutlu olmasını beceremedik.

Daha çok istedik.

En önemlisi umutlarımızı kaybettik…

 

Ama o yıllara dönüş yok!

Hayat denen hiçliğin gölgesinde;

Kimi zaman normal nefes alarak,

Kimi zaman da suni solunumla var olma savaşı vererek

Daha da büyüyeceğiz…

Mehmet Orhan DURDU


8 YorumYorum yaz!Bağlantı


6/3/2009 - GÖZYAŞLARIM...


GÖZYAŞLARIM

 

Duygusal bir yapım var

Gözlerim ağlamayla sürekli flört halinde

Fay hattı yüreğimin tam altından geçmekte

Her an depremlerin olduğu ve artçıların eksik olmadığı…

Böyleyim yapacak bir şey yok…

Bu yaşıma kadar değişmedim bundan sonrada değişeceğimi düşünmüyorum

Yaratıcı duygusal yaratmış, bu durum kendi kurgum değil

Bende normal insanlar gibi olmayı isterdim…

Olaylardan, gördüklerimden çok etkilenmemeyi…

Beceremedim…

Demek ki olmuyor…

Bazılarına göre önemsiz bir olayda bile yüreğime çığ düşebiliyor

Göğüs kafesimde annesini kaybetmiş küçük bir kız çocuğunun hüznünü taşırım sürekli…

 

Gözü yaşlı birini gördüğümde,

Gönlüme hitap eden bir türkü, bir ilahi, tatlı bir nağme dinlediğimde,

Terk edilmiş, Çaresiz, Aç, susuz bir canlı gördüğümde,

Hazırdır gözyaşlarım yuvasından çıkmaya…

Özellikle geceleri, el ayak çekilince daha çok kapımı çalarlar

Gözyaşları mı geceleri çok seviyor geceler mi gözyaşlarına davetiye çıkarıyor bilemiyorum

Nadiren çok mutlu olduğumda da akarlar

Doğumda sevinçten,

Ölümde hüzünden

Bazen bir mazlumun ahı olarak,

Veya bir aşığın kavuşamadığı sevdası için dökülürler

Sabah ezanını, Cenaze salası dinlediğimde de ağlarım

Kim bilir belki de kendi ölümüme ağlıyorum

Zaten hiçbir zaman müsait misin diye sormuyorlar ki bana…

Sebepli veya sebepsiz usulca yuvalarından çıkıp yanaklarımdan süzülmeye başlıyorlar.

Şu üç kuruşluk dünyada bana ağır kan kayıpları yaşatan bitmek bilmeyen isteklerim var!

Kelimelerimin ve kalemimin duygularım karşısında aciz düştüğü zamanlar var!

Ruhumun istasyonlarını karınlıkların bastığı zamanlar var!

Sevaplarımın her dem yenik düştüğü günahlarım var!

Yan cebimde saklamak zorunda kaldığım acılarım var!

Henüz Sarılıp kucaklaşamadığım vuslatlarım var!

İşte bu yüzden damlalar konuşur:

Söyleyemediğim cümlelerin yerine…

Çehremdeki çizgilerden usulca akıp giderler.

Anlatamam… Yalnızlığımda iki damlanın yanaklarımı okşamasından duyduğum mutluluğu,

Anlatamam… Bu inci tanelerine neden sığındığımı,

Anlatamam… Çoğu kez neden tek tesellim olduklarını,

Anlatamam… Damlalardaki anlamı, satırlara dökemem…

Anlatamam… Bir damla yaştaki saklı gizleri,

Anlatamam halimi… Beni; ancak, dostu gözyaşı olanlar anlar…

 

 

Mehmet Orhan DURDU

 

13 YorumYorum yaz!Bağlantı


26/2/2009 - TREN RAYLARI (ŞİİR)




TREN RAYLARI

 

 

Tren Rayları

Ah bir dilleri olsa da konuşabilseler

Her gün üstlerinden tonlarca vagon geçmekte

Ve Ben

Sanki bu dünyada yaşanan bütün çileler

İçimdeki istasyonu ve yolu seçmekte

Tren Rayları

Birbirine ne kadar da yakınlar aslında

Ama hiç kavuşmayacak gibi duruyorlar

Ve Ben

Sevdalar el uzatımlığı kadar yanımda

Tam kavuştum diyorum; bana el sallıyorlar

Tren Rayları

Biraz sonra deniz kokulu kent görünecek

Raylar birbiriyle sarmaş dolaş öpüşecek

Söyle Ey Şehir!

Ruhumu kanatan yükler sende mi inecek?

Yitik cemreler, tenime; sende mi düşecek?

 

 

Mehmet Orhan DURDU


7 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Mutluluk ve mutsuzluk düşünce iklimimizde kendimizin yarattığı bahar ve kış mevsimleridir.

Son yazılarım

NEDEN AĞLIYORSUNUZ BULUTLAR?
PAPATYANIN DÜŞLERİ KIRILDI BABA
YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–1
YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–2
GÜL HADİ (ŞİİR)
SEVGİYLE HER MEVSİM BAHARDIR
UMUTLUYDULAR
NEDEN ÇABUCAK BÜYÜMEK İSTEDİK
GÖZYAŞLARIM...
TREN RAYLARI (ŞİİR)

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta (mehmetorhandurdu@hotmail.com)

Kategoriler

Kategori yok


TÜM YAZI VE ŞİİRLERİM

PAPATYANIN DÜŞLERİ KIRILDI BABA
YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–1
YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–2
*GÜL HADİ (ŞİİR)
*SEVGİYLE HER MEVSİM BAHARDIR
*UMUTLUYDULAR
*NEDEN ÇABUCAK BÜYÜMEK İSTEDİK
*GÖZYAŞLARIM
*TREN RAYLARI (ŞİİR)
*HEP GEÇ KALDIM (ŞİİR)
*ÇOCUKLUKTAN AKILDA KALANLAR
*GİTMEK İSTİYORUM (ŞİİR)
*DIŞ GÖRÜNÜŞ (ŞİİR)
*LADES (ŞİİR)
*HAYALİMDEKİ EV (ŞİİR)
*İSTASYON SEVDASI (ŞİİR)
*BİR YOLDAYIM (ŞİİR)
*AŞK YORMALI (ŞİİR)
*YALNIZLIĞA ALIŞMAK LAZIM
*HAYAT BİZİM ÇABAMIZLA GÜZELDİR
*HAYAT GÜZELDİR FİLMİ
*BİZİ AYAKTA TUTAN HAYAT(MI)DIR!
*HAYAT ADİL (Mİ)DİR!
*HAYAT GÜZEL(Mİ)DİR!
*SUSTUM!
*ARKA SOKAKLAR...(ŞİİR)
*ANNE!
*GURBET (ŞİİR)
*YAKAN TOP
*GİDİN KALABALIKLAR (ŞİİR)
*ÇOCUKLUK YILLARI (ŞİİR)
*SOLMUŞ HAYATLAR...(ŞİİR)
*YAR... (ŞİİR)
*NEREDESİN YAR…(ŞİİR)
*YORULDUM YAR...(ŞİİR)
*KAVUŞMAYAYIM YAR…(ŞİİR)
*UNUTULMADIN YAR (ŞİİR)
*YARALIYIM YAR... (ŞİİR)
*BAŞKA OLSUN BU SENENİN NİSAN’I
*UKDE...(ŞİİR)
*KERVAN (ŞİİR)
*EYLÜL NE YAPSIN! (ŞİİR)
*YALNIZIM! (ŞİİR)
*HİKÂYEM NASIL BİTMELİ!
*ZAMAN…(ŞİİR)
*YİTİK YILLAR...(ŞİİR)
*UMUTLU OL! AĞLAMA CAN! (ŞİİR)
*YAŞADIĞINIZ HİKÂYEDEN MEMNUN MUSUNUZ?
*SEBEPSİZ AĞLANIR MI? (ŞİİR)
*EY DOST!(ŞİİR)
*HERKESİN BİR HİKÂYESİ VARDIR!
*EY HAYAT ! (ŞİİR)
*SİLGİ (ŞİİR)
*ZAMAN NEDİR?
*YAŞAMAK BİR SANATTIR!
*YENİ YIL
*AĞLAMA VAKTİ! (ŞİİR)
*ANLADIM...(ŞİİR)
*YILLARDIR BİTMEYEN MÜCADELE...
*HAZAN MEVSİMİ…
*BENDE AĞLADIM...(ŞİİR)
*ÇOCUKLARIN HATIRINA SÜREN EVLİLİKLER…
*MAALESEF BÜYÜDÜM...(ŞİİR)
*İSİMSİZ ŞEHİR…(ŞİİR)
*MUTSUZ OLMAK İÇİN GÜZEL BİR REÇETE
*PEMBE HAYALLER... (ŞİİR)
*SEVGİLİ…(ŞİİR)
*FEDAKÂRLIK… NEREYE KADAR?
*RAHAT OLACAKSIN...
*GERÇEK DOST…
*HAYAL İŞTE…
*BAKARA-155
*HUZUR...(ŞİİR)
*EN BÜYÜK GERÇEK... (ŞİİR)
*MEHMEDİM (ŞİİR)
*GİDEBİLİRSİN....(ŞİİR)
*GÜL SEVDASI-I (ŞİİR)
*GÜL SEVDASI-II (ŞİİR)
*YAPRAKLAR... (ŞİİR)
*BİR DOST...(ŞİİR)
*BİR YUMAK İPLİK BIRAKABİLİYOR MUYUZ?
*BİR DÜŞE BANSAM..(ŞİİR)
*HAYATI SIRADANLIKTAN NASIL ÇIKARALIM…
*ŞEHRİMİN ASIRLIK PARKI
*HAYATTAN KOPMAYACAKSIN!
*MUTLULUĞU ERTELEMEYİN...
*AĞLAMA ÇOCUK...(ŞİİR)
*ADRESİ OLMAYAN MEKTUP!(ŞİİR)
*İÇİMDEKİ BEN'LE SAVAŞIM (ŞİİR)
*BİZ BU ÜÇ KADINI ADAM GİBİ SEVEMEDİK!
*GECELER-I (ŞİİR)
*GECELER-II (ŞİİR
*TEŞEKKÜRLER DENİZ FENERİ...
*YOLLAR…
*ÖLÜMLE HASBIHAL…(ŞİİR)
*İÇİNE ATMAYACAKSIN…
*BEBEĞİM... (ŞİİR)
*KİMSESİZ BİR ÖLÜM...
*DÜNYAYI ARTIK ÇOCUKLARA TESLİM EDELİM…
*EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRÜR MÜ?
*BİR KERELİK MİSAFİR (ŞİİR)
*PARA MUTLU EDER Mİ?
*BİR YERLERE GİTMEK İSTİYORUM...
*HER ŞEYE RAĞMEN GÜLÜMSEYİN..
*SEKİZ YILLIK GERÇEK DOST...
*DERMANSIZ HASTALIKLARA ALIŞMAK...
*HASTANE ODASINDAN ANNE'ME (ŞİİR)
*SAĞLIK HABERLERİ SAĞLIĞIMI BOZUYOR!
*BİR DE ONUN KAPISINI ÇAL! (ŞİİR)
*ÇAĞIMIZIN EN GÜZEL İLETİŞİM ARACI: DUA
*HÜZÜNLÜ BİR AYRILIK...
*NEDEN MUTLU DEĞİLİZ?
*HIZINIZI AZALTIN...
*YABANCI...(ŞİİR)
*MUTLULUĞU ARADIM!!!
*MUTLULUK NEDİR?
*AHMET AMCANIN HAYALİ
*HAYAT BİR TİYATRO OYUNUNDAN İBARETTİR
*KARDELEN ÇİÇEĞİNİ ÇOK SEVİYORUM...
*İÇİNİZDEKİ SESİ DİNLEYİN
*HAYAT NEDİR?
*EVLENMEDEN ÖNCE KENDİNİZE ŞU SORULARI SORUN?
*DOĞUM VE ÖLÜM
*HAYATTAKİ DURUŞUNUZA DİKKAT EDİN!
*BUNLARDAN BİRİNİ YAPMAMIŞSAN ?
*KEŞKE'LER
*DERTLERİNİZİ ÇÖP POŞETİNE KOYUN...
*HAYAT SEÇİMLERİMİZDEN İBARETTİR
*MUTLU BİR EVLİLİK İÇİN
*GİDEN EŞİN ARDINDAN !!! (ŞİİR)
*UMUTLU OLUN
*SALİH...(ŞİİR)
*ADIM SEYFETTİN...(ŞİİR)
*ÇEVREDEN ETKİLENMEYELİM
*BAKIŞ AÇINIZ ÇOK ÖNEMLİ!
*MUTLULUK TANIMLARI
*BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ
*MEHMET ORHAN DURDU KİMDİR ?


Blogum da bulunan yazı ve şiirlerimden beğendiklerinizi isim belirtikten sonra blogunuz da sitenizde ve forumlarda yayınlayabilirsiniz. saygılarımla…