
ADI HÜZÜNDÜ Adı hüzündü… Soğuktu hayatla arası, Elektrik alamıyordu Birbirine ısınamadılar bir türlü Yaşanan bunca yıla rağmen Bir şey anlamamıştı Her yaşta aksak yürüyen bir yanı vardı O mu hayatı yaşıyor, hayat mı onu bilmiyordu Adı hüzündü… Ayrılıklar onu daha çok sevmişti Veda busesi konduramadı Soluk almak istiyordu… Tükenmişti! Bir sine bulamadı Acılar; elbise kılığına girmişti Üstündeydi… Bir türlü soyamadı Hayatı keskin çizgilerle ötelerden çizilmişti Kendince bir yol tutturamadı Gri renkli yalnızlıklar odasına sinmişti Sonsuz maviliklere uçamadı Adı hüzündü… Çöllerin kadrolu garip yolcusuydu Bir vaha bulamadı Sanık sandalyesinde oturdu Hiç yargıç olamadı Herkes gibi oda hayaller kurdu Ama yaprak dökümünü durduramadı Hüzünleri de yalnızlığı gibi yanında durdu Çilelere kapısını kapatamadı Göklere uçurtmalar uçurdu Umut yüklü bulutlara takamadı Adı hüzündü Yorgun tayfasız gemileri ile Hayat denizinde tek başına Fırtınalarla mücadele eden oydu… Üşüyen, incinen, kaybeden, Fakir olan, masum olan, susan oydu… Yoklukla denenen, haksız olan Gözleri her an ağlamaklı olan oydu… Niyesiz ve amasız terk edilen oydu… Çünkü adı hüzündü Mehmet Orhan durdu
|