Yazılarım Ve Şiirlerim
Mehmet Orhan DURDU
Hakkımda

Mutluluk ve mutsuzluk düşünce iklimimizde kendimizin yarattığı bahar ve kış mevsimleridir.

Hoşgeldiniz
Ana Menü
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta (mehmetorhandurdu@hotmail.com)

Şiirin Dili


KADIN-ERKEK

Ne isterler! Ne zor şey kadınları anlamak!
Bunca yıla rağmen ne zor, erkeği tanımak!
Dudaklardan akan kan kırmızı kelimeler
Zehir olmuş hayatlar, anlamsız çekişmeler
Beraberce yaşanan yılların misli kadar;
Daha yaşasak, değişmez! Nafile çabalar
Yıllardır Ne kadın erkeği anlayabildi
Ne de erkekler kadınları tanıyabildi
Ne hayatlar birbirini anlamadan bitti
Yaralı halde zamana yenik düşüp gitti
Koca ömürler basit hesaplara satıldı
Huzur, evlilikle beraber çöpe atıldı
Neden Benzetmeye çalışırız kendimize,
Anlamasak! Yaşasak! Gerek yok çözmemize
Hiç derine inmesek öylece kabul etsek
Mucizeleri beklemesek öylece sevsek
Hesapsız yaşasak daha mutlu olmaz mıyız?
Düşlenen hayata daha kolay uçmaz mıyız?

Mehmet Orhan DURDU





Sonbahar
Saat Kaç
Yazılarım ve Şiirlerim

*SLAYT GÖSTERİLERİ
*HAYATI ERTELEME!
*AŞK BANA GÖRE DEĞİL!
*YALNIZ DEĞİLSİN!
*UZUN SÜREN EVLİLİKLERİN SIRRI NE?
*ÜZÜLME! DERT ETME CAN!
*DÜŞTÜ!...
*HADİ GÜL ÇOCUK!
*HAYALLER GERÇEK OLSUN
*KİMİ SEVSEM!
*ADI HÜZÜNDÜ...
*ZENGİN ADAM!
*AŞK’A SADAKAT
*VAR MI?
*KADIN-ERKEK
*ÖLÜLER ŞEHRİ YÜREĞİM
*EVLAT!
*AŞK NEDİR?
*HERKESTEN FARKIN OLSUN
*TABİATLA DERDİN NE?
*BÜYÜME BE ÇOCUK…
*YAŞA HADİ
*NEDEN AĞLIYORSUNUZ BULUTLAR?
*PAPATYANIN DÜŞLERİ KIRILDI BABA
*YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–1
*YİTİRİLMİŞ GÜNEŞE (BABAMA) MEKTUP–2
*GÜL HADİ (ŞİİR)
*SEVGİYLE HER MEVSİM BAHARDIR
*UMUTLUYDULAR
*NEDEN ÇABUCAK BÜYÜMEK İSTEDİK
*GÖZYAŞLARIM
*TREN RAYLARI (ŞİİR)
*HEP GEÇ KALDIM (ŞİİR)
*ÇOCUKLUKTAN AKILDA KALANLAR
*GİTMEK İSTİYORUM (ŞİİR)
*DIŞ GÖRÜNÜŞ (ŞİİR)
*LADES (ŞİİR)
*HAYALİMDEKİ EV (ŞİİR)
*İSTASYON SEVDASI (ŞİİR)
*BİR YOLDAYIM (ŞİİR)
*AŞK YORMALI (ŞİİR)
*YALNIZLIĞA ALIŞMAK LAZIM
*HAYAT BİZİM ÇABAMIZLA GÜZELDİR
*HAYAT GÜZELDİR FİLMİ
*BİZİ AYAKTA TUTAN HAYAT(MI)DIR!
*HAYAT ADİL (Mİ)DİR!
*HAYAT GÜZEL(Mİ)DİR!
*SUSTUM!
*ARKA SOKAKLAR...(ŞİİR)
*ANNE!
*GURBET (ŞİİR)
*YAKAN TOP
*GİDİN KALABALIKLAR (ŞİİR)
*ÇOCUKLUK YILLARI (ŞİİR)
*SOLMUŞ HAYATLAR...(ŞİİR)
*YAR... (ŞİİR)
*NEREDESİN YAR…(ŞİİR)
*YORULDUM YAR...(ŞİİR)
*KAVUŞMAYAYIM YAR…(ŞİİR)
*UNUTULMADIN YAR (ŞİİR)
*YARALIYIM YAR... (ŞİİR)
*BAŞKA OLSUN BU SENENİN NİSAN’I
*UKDE...(ŞİİR)
*KERVAN (ŞİİR)
*EYLÜL NE YAPSIN! (ŞİİR)
*YALNIZIM! (ŞİİR)
*HİKÂYEM NASIL BİTMELİ!
*ZAMAN…(ŞİİR)
*YİTİK YILLAR...(ŞİİR)
*UMUTLU OL! AĞLAMA CAN! (ŞİİR)
*YAŞADIĞINIZ HİKÂYEDEN MEMNUN MUSUNUZ?
*SEBEPSİZ AĞLANIR MI? (ŞİİR)
*EY DOST!
*HERKESİN BİR HİKÂYESİ VARDIR!
*EY HAYAT ! (ŞİİR)
*SİLGİ (ŞİİR)
*ZAMAN NEDİR?
*YAŞAMAK BİR SANATTIR!
*YENİ YIL
*AĞLAMA VAKTİ! (ŞİİR)
*ANLADIM...(ŞİİR)
*YILLARDIR BİTMEYEN MÜCADELE...
*HAZAN MEVSİMİ…
*BENDE AĞLADIM...(ŞİİR)
*ÇOCUKLARIN HATIRINA SÜREN EVLİLİKLER…
*MAALESEF BÜYÜDÜM...(ŞİİR)
*İSİMSİZ ŞEHİR…(ŞİİR)
*MUTSUZ OLMAK İÇİN GÜZEL BİR REÇETE
*PEMBE HAYALLER... (ŞİİR)
*SEVGİLİ…(ŞİİR)
*FEDAKÂRLIK… NEREYE KADAR?
*RAHAT OLACAKSIN...
*GERÇEK DOST…
*HAYAL İŞTE…
*BAKARA-155
*HUZUR...(ŞİİR)
*EN BÜYÜK GERÇEK... (ŞİİR)
*MEHMEDİM (ŞİİR)
*GİDEBİLİRSİN....(ŞİİR)
*GÜL SEVDASI-I (ŞİİR)
*GÜL SEVDASI-II (ŞİİR)
*YAPRAKLAR... (ŞİİR)
*BİR DOST...(ŞİİR)
*BİR YUMAK İPLİK BIRAKABİLİYOR MUYUZ?
*BİR DÜŞE BANSAM..(ŞİİR)
*HAYATI SIRADANLIKTAN NASIL ÇIKARALIM…
*ŞEHRİMİN ASIRLIK PARKI
*HAYATTAN KOPMAYACAKSIN!
*MUTLULUĞU ERTELEMEYİN...
*AĞLAMA ÇOCUK...(ŞİİR)
*ADRESİ OLMAYAN MEKTUP!
*İÇİMDEKİ BEN'LE SAVAŞIM (ŞİİR)
*BİZ BU ÜÇ KADINI ADAM GİBİ SEVEMEDİK!
*GECELER-I (ŞİİR)
*GECELER-II (ŞİİR
*TEŞEKKÜRLER DENİZ FENERİ...
*YOLLAR…
*ÖLÜMLE HASBIHAL…
*İÇİNE ATMAYACAKSIN…
*BEBEĞİM... (ŞİİR)
*KİMSESİZ BİR ÖLÜM...
*DÜNYAYI ARTIK ÇOCUKLARA TESLİM EDELİM…
*EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRÜR MÜ?
*BİR KERELİK MİSAFİR (ŞİİR)
*PARA MUTLU EDER Mİ?
*BİR YERLERE GİTMEK İSTİYORUM...
*HER ŞEYE RAĞMEN GÜLÜMSEYİN..
*SEKİZ YILLIK GERÇEK DOST...
*DERMANSIZ HASTALIKLARA ALIŞMAK...
*HASTANE ODASINDAN ANNE'ME (ŞİİR)
*SAĞLIK HABERLERİ SAĞLIĞIMI BOZUYOR!
*BİR DE ONUN KAPISINI ÇAL! (ŞİİR)
*ÇAĞIMIZIN EN GÜZEL İLETİŞİM ARACI: DUA
*HÜZÜNLÜ BİR AYRILIK...
*NEDEN MUTLU DEĞİLİZ?
*HIZINIZI AZALTIN...
*YABANCI...(ŞİİR)
*MUTLULUĞU ARADIM!!!
*MUTLULUK NEDİR?
*AHMET AMCANIN HAYALİ
*HAYAT BİR TİYATRO OYUNUNDAN İBARETTİR
*KARDELEN ÇİÇEĞİNİ ÇOK SEVİYORUM...
*İÇİNİZDEKİ SESİ DİNLEYİN
*HAYAT NEDİR?
*EVLENMEDEN ÖNCE KENDİNİZE ŞU SORULARI SORUN?
*DOĞUM VE ÖLÜM
* HAYATTAKİ DURUŞUNUZA DİKKAT EDİN!
* BUNLARDAN BİRİNİ YAPMAMIŞSAN ?
*KEŞKE'LER
*DERTLERİNİZİ ÇÖP POŞETİNE KOYUN...
*HAYAT SEÇİMLERİMİZDEN İBARETTİR
*MUTLU BİR EVLİLİK İÇİN
*GİDEN EŞİN ARDINDAN !!! (ŞİİR)
*UMUTLU OLUN
*SALİH...(ŞİİR)
*ADIM SEYFETTİN...(ŞİİR)
*ÇEVREDEN ETKİLENMEYELİM
*BAKIŞ AÇINIZ ÇOK ÖNEMLİ!
*MUTLULUK TANIMLARI
*BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZ
*MEHMET ORHAN DURDU KİMDİR ?



Ziyaretçilerim


Blogcuya Uyarlama
Design By SİBELİM69

Edebiyat


HAYATI ERTELEME!

 

 

 

 

HAYATI ERTELEME!

 

Unutma gün gelir toprak sana da göz kırpar

Güneş bir daha doğmam der, üzerine batar

Bakarsın yıldızın kaymış hayat semasından

Bırak listeleri… Tut hayatı ortasından

Hayatı erteleme!

 

Dudağına bir sonbahar bestesi düşmeden

Vakit varken ve Azrail alnından öpmeden

Berzah yurdunun bileti düşmeden eline

Ertelenmiş hayat tadı gelmeden diline

Hayatı erteleme!

 

Nefes aldığın sürece yoğunluğun bitmez

Sen kendini sevmezsen hiç kimse seni sevmez

Hayat bir hediyedir… Sarıl tut ellerini

Göster sevgiyi, tebessümü, sevinçlerini

Hayatı erteleme!

 

 

MEHMET ORHAN DURDU


Tarih: 22:38, 3/1/2010
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

AŞK BANA GÖRE DEĞİL!

 

AŞK BANA GÖRE DEĞİL!

 

Âşık olmayı becerdim aslında

Ama birinin aşkı olmayı beceremedim

Âşık olmak için yüreklere

İzinsiz ve sebepsiz de girebileceğimi düşünüyordum

Öylede yaptım… Girdim…!

Ancak iltica ettiğim yüreklerden sınır dışı edildim

Benim kazancım; bedenimde kalmış birkaç aşkın ayak izi…

Ya onlar için ben yanlış insandım,

Ya da karşıma çıkanlar işportada satılan romanlardaki peri kızlarıydı

Payıma hep aşk oruçları tutmak düştü

İftarı ve bayramı olmayan…

Aşkın ölü olduğu mevsimlere mi denk geldim?

Bana vacip olmayan sevdalara mı kalkıştım?

Yoksa hak etmiyor muydum?

Bilemiyorum!

Hâlbuki ne işim var aşkla!

Boynumdan büyük sevgilere neden kalkışıyorum ki!

Aşkı şiirlerle yaşamak,

Şiirlerle yaşatmak,

Neyime yetmiyor ki…

Yani “Gönül bu” demekle de olmuyor

Gönülde bir yere kadar… Haddini bilmeli!

Yüreğim sevmiş olabilir

Ama neye yarar ki

Sevdirmeyi beceremedikten sonra…

Gerçek olan bir şey var ki

Artık anlamam lazım

Aşk bana göre değil!

 

 

Mehmet Orhan DURDU

 

 

Kasım–2009


Tarih: 22:30, 2/1/2010
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

YALNIZ DEĞİLSİN!

 

YALNIZ DEĞİLSİN!

 

 

Sancı çekmeyi bırak!

Üzülme be dostum!

Bir tek sen mi dertlisin

Kabuklarını bir kırsan

Şöyle bir çevrene baksan

 

Kimin hayatından yırtıp atacağı sayfaları yok ki

Kim Leyla’ya giden yolları hemen buluyor

Kimin nefsi günahların tavaf yeri değil ki

Kim zaman zaman iltica ettiği ülkeden sınır dışı edilmiyor

Kimin hayatına cemrelerin üçü de tam zamanında düşüyor ki

Kim aşkı acısız ve yarasız yaşıyor

Kimin dudaklarına hüküm giydirilmiyor ki

Kim ıssız bir köşeye çekilip de ağlamıyor

Kimin şu hayatta yasak elmaları yok ki

Kim içinde söylenmemiş sırlarla gitmiyor

 

Yani anlayacağın hepimiz aynıyız

O halde dert etme dostum

Yalnız değilsin!

 

 

MEHMET ORHAN DURDU

 

Eylül-2009



Tarih: 11:06, 25/12/2009
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

UZUN SÜREN EVLİLİKLERİN SIRRI NE?

 

UZUN SÜREN EVLİLİKLERİN SIRRI NE?

 

Onlarca yıl evli kalıyorlar  

Marka evlilikler bunlar…

40 yıl… 50 yıl… Ölene kadar…

Evet, Yarım asırdan bahsediyoruz

Dile kolay…

Kim mi bunlar?

Annelerimiz, babalarımız…

 

Görmeden evlendiler, gerdek gecesi tanıştılar

Boş bir tuval kondu önlerine…

Hoş bir hayatı nasıl çizilebilirimin çabasına girdiler hep!

Onlar, bir ömür boyu bu evcilik oyununu beraber oynamak için ant içtiler

Evliliği deneme tahtası yapmadılar. Küçük çocuklar gibi oyunbozanlık yapmadılar, oyunu terk etmediler, zorluklara katlandılar

Evliliklerinin üstünde karabulutlarda dolaştı

Kavgada ettiler, birbirine de küstüler

Ama mahkeme kapılarını suyolu etmediler

Acıların, hüzünlerin ve kaybetmişliklerin üzerine

Hayatlarını yeniden inşa ettiler

Umutlarını askıya almadılar.

İçlerinde kirlenmemiş mavilikler her zaman bulundurdular

Mutluluklarına ölümcül bir hastalık bulaşsa da,

Eyyubi bir sabırla düzelmesini beklediler

 

Baba çocuklarına anneleri için şöyle derdi;

Anneniz, nazlı bir gelin gibi her dem dağlardan evimize inen buluttur. Bereket getiren, mutluluk getiren…

Annede çocuklarına babaları için şöyle derdi;

Babanız evimizin direğidir. Her zaman sırtımızı dayadığımız…

Evimizin beşinci mevsimidir… Sürekli çiçeğe duran

 

Birisi konuştuğunda diğeri susmasını bildi

Sıkıntılı anlarında geceleri dualarla ıslattılar  

Bazen amorti kadar küçük bir mutluluk onları havaya uçurabiliyordu

Hatalarını hoş gördüler, yataklarını ayırmadılar. Ne erkek evi terk etti günlerce,

Ne de kadın bohçasını ve çocukları alıp babasının evine gitti

Kol kırıldı ama yen’in içinde kaldı

Aile içi sırlar en yakınlara bile anlatılmadı. Kara toprağa kendileri ile beraber gömülmek üzere, içlerinde saklayacaklarına dair yemin ettiler.

Ekonomik olarak büyük sıkıntılarda çektiler, aç kalmasını bildiler, birbirini suçlamadılar, imkânsızlıkların üstüne beraberce gittiler

Umutlarını ekmek arası yapıp paylaştılar

Ayakta kalabilmek için birbirlerine soluk oldular

Zaman zaman gürlediler, şimşeklerini çaktılar, birbirine sözcük olup yağdılar ama sonunda gökkuşağı olup açmasını da bildiler

Sorunları kendi içinde hallettiler, bu hayat onlarındı ve tek söz sahibi kendileri idi, başkalarının ne dediği çok önemli değildi, çevrelerindeki akıl hocalarını pek takmadılar. Çözümün yine kendilerinde bittiğini biliyorlardı

İlk zamanlarda zorlansalar da eşlerinin karakterini değiştiremeyeceklerini anladılar öylece kabul ettiler. Hatta daha da ileri giderek kendimi nasıl değiştirebilirimin hesaplarını yaptılar

Aynı evi paylaşmaları, eş olmaları; zevklerinin ve hobilerinin de aynı olması gerekeceği manasını çıkarmadılar. Birbirlerini özgür bırakmasını bildiler. Sıkmadılar…

Hoşlanmadıklarını değil, hoşlandıkları yönlerini hep göz önüne getirdiler

Hediyeleşmesini bildiler. Özel günlerde imkânsızlıklar nedeni ile en değerli hediyeler alınamazsa da tatlı bir söz, sevgi dolu bir busenin en pahallı hediyeden daha değerli olduğunu biliyorlardı.

Geçen onca yıl sevgilerini azaltmadı tam tersine artırdı

Ufak tefek şeyleri ilk zamanlar onlarda büyüttüler ama zamanla bunların bir kıymetinin olmadığını, büyütülecek ve kalp kıracak şeyler olmadığını anladılar.

Tartışmalarda gerektiğinde olayın büyümemesi için bir müddet farklı odalarda farklı uğraşlara girdiler.

Artık nede olsa benim oldu düşüncesine kapılıp ne kendilerini salıverdiler nede eşlerini… Önce kendilerine özen gösterdiler, sonra birbirlerine

Çevrelerinde yaşayan kişilerin çoğuna alttan alıyorlardı. İkisi de bunun farkındaydı

Bu yüzden birbirlerine karşı daha fazla alttan almak zorlarına gitmiyordu.

Söylenen sözlere ve söyleniş biçimlerine dikkat ettiler

Emir cümlesi kurmadılar

Özür dilerim, teşekkür ederim sözlerini çok kullandılar

Her açıdan evliliğin yürümesinde ikisi de azami dikkat ettiler. Fedakârlık gerekiyorsa ikisi de yapmalıydı, bu bilinçle hareket ettiler.

Birbirlerine elkızı ve eloğlu muamelesi yapmadılar. Tek bir beden oldular. Hesapları tekti… İdealleri tekti… Bunlara ulaşmak için beraberce çabaladılar

Toplum içinde hiç tartışmadılar, birbirini küçük düşürmediler, yalancı çıkarmadılar

Hiçbir konuda birbirinden şüphelenmediler, güven verdiler

Karşılıklı olarak ailelere saygıda kusur etmediler

Birinci tekil şahısla(ben) işleri hiç olmadı. Hep 1.çoğul şahsı (biz) kullandılar

Arayışlara girmediler, ihanet etmediler

Sadece birbirinin yağmurunda ıslanmayı tercih ettiler

Evlilikte mutluluğun formülünü bulmuşta değillerdi... İkisi de bilim adamı değildi ilkokulu bile bitirmemişlerdi, yani formül bulacak kadar akademik bir kariyerleri yoktu… Ama onlar;

Karşılıklı fedakârlık yaparak

Mutlu bir şekilde

Onlarca yıl

Evlerinde

Evli olarak kalmasını becerebildiler

 

 

Mehmet Orhan DURDU



Tarih: 21:38, 5/12/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ÜZÜLME! DERT ETME CAN!


 

ÜZÜLME! DERT ETME CAN!

 

Üzülme! Dert etme can!

Görebiliyorsan,

Dokunabiliyorsan,

Nefes alabiliyorsan,

Yürüyebiliyorsan,

Ne mutlu sana!

Elinde olmayanları söyleme bana

Elinde olanlardan bahset can!…

Üzülme!

Geceler hep kimsesiz mi geçecek?

Gidenler dönmeyecek mi?

Yitirdiğini her ne ise

Bir bakarsın yağmurlu bir gecede

Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış


Bil ki Güzellikler de var bu hayatta

Gel git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?

“Hüzün olgunlaştırır”

“Kaybetmek sabrı öğretir”

Şimdilerde bol bol dua ek

Hasat yakındır can!

Kaderini sev!

Varsa kederini de sev!

Üzülme hastalıklarına

Gör, hangi günahlarına kefaret olacak

Terk edildin diye de üzülme

Demek ki sevebilecek bir yüreğin var 

Geçmişi unut, hiç yaşanmamış gibi davran

Buluttan nem kapma!

Döküver kirpiklerinden sonbaharı

Bir gün ama bir gün mutlu tebessümlerle kol kola gireceksin

Koklayacaksın yağmur sonrası toprakları

Yükleyeceksin ruhunu kelebek kanadına

Uçacaksın semalara sevdiklerinle can!

Kim demiş ebemkuşağı yedi renk?

Bakmakla görmek arasındaki farkı çözdüğünde

Anlayacaksın ne demek istediğimi can!

 

Sana tanınan süre üzülmeye değecek kadar uzun değil

Herkes gibi sende sonsuzluğa gün gelip kanat çırpacaksın

Hayatın telaşından insan pek farkında olmuyor ama

Kum saati alta doğru hızla akıp gidiyor

Henüz aşılmamış çok yolların var

Hiç mi güzellik yaşamadın?

Ufacık bir hatırımda mı yok yanında?

Hayatın ellerini bırakma! Küsme!

Hadi mavilerini giyin çık dışarı!

Denizle cilveleşen martılar gibi hayata kur yap!

Yitirdiğin güneş için sevda türküleri söylemeye devam et!

Ölümlüde olsa hayat, ölümsüz bakışlarla bak!

 

Kaçmakla kurtulamazsın ki;

Yalnızlıktan, hüzünlerden, hayattan

Ayakta kalman gerek, yaşaman gereken can!

Hayat senide içinde görmek istiyor

Hadi yaklaş!

Unutma ki

“Yapmadıklarının kazası yok!”

Ve yine unutma ki

“Aydınlık geceye hiçbir zaman yenik düşmedi” can!

 

 

MEHMET ORHAN DURDU

 

 

kasım-2009


Tarih: 15:53, 24/11/2009
Yorum (11) | Yorum yaz | Bağlantı

DÜŞTÜ !…

 

 

 

DÜŞTÜ !…

 

Kopardı koparanlar bütün gonca gülleri

Gül şehrinde bağrıma dikeni basmak düştü!

 

Mutluluklar kol kanat, geziyorken her yeri

Azınlık biri gibi bana ağlamak düştü!

 

Dolaştılar âşıklar el ele caddeleri

Pencere buğusuna kalp resmi yapmak düştü!

 

Gök kubbeyi inletir çocukların sesleri

Kırık oyuncaklarla bana oynamak düştü!

 

El âlem mışıl mışıl uyurken geceleri

Her gecenin üçünde sıçrayıp kalkmak düştü!

 

Aksakalı dedeler süslerken tüm düşleri

Saçı ak çocuklara düşümde bakmak düştü!

 

Kullandılar şairler nokta ve virgülleri

Soru işaretiyle şiirler yazmak düştü!

 

Ağızlarda sevinçler, konuşma mevsimleri

Bana hep Sessiz harfler! Bana hep susmak düştü!

 

Hayat dediğimiz şey; görülen uzun düştü!

Bu düşte de payıma; çile, ayrılık düştü!

 

 

MEHMET ORHAN DURDU

 

 

Ekim-2009


Tarih: 09:46, 18/11/2009
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

TEŞEKKÜR


Yeni Şablonun  Oluşmasında emeği geçen   http://sibelim69.blogcu.com/ 
blogcu arkadaşım Sibel  GÜÇLÜ  hanıma teşekkür ediyorum


Tarih: 09:49, 11/11/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

HADİ GÜL ÇOCUK!


 

HADİ GÜL ÇOCUK!

 

Hadi gül çocuk!

Gülücük en çok sana yakışır

Eksik etme yüzünden

Sonra bulamayabilirsin

Ziyan ettiğin için

Çok Üzülürsün

Yaşadığın sürece

Ağlamalar çok düşecek payına

Bari şimdi gül çocuk

Oyuna alınmadın diye

Üstün başın yırtıldı diye

Sobelendin diye

Yenildin diye

Üzülme…

Daha çok sobelenecek ve yenileceksin,

Sabrın ne olduğunu öğreneceksin…

Kırılan oyuncakları,

Yaralanan dizleri de dert etme

Diz yarası kabuk bağlar iyileşirsin

İleride Yürek yaraların olacak

Onu ne yapacaksın?

Ucuz şekerleme için de ağlama

Ne İçindeki çocuk seni terk edecek

Nede isteklerin bitecek

Sadece bir kez çocuk kalma hakkın var

Hadi şimdi gül çocuk…

 

 

 

Mehmet Orhan DURDU

  


Tarih: 09:20, 2/11/2009
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

HAYALLER GERÇEK OLSUN



HAYALLER GERÇEK OLSUN

  

Bir hayat bizi bulsun

 Muhabbetle doyursun

Yürekler çocuk olsun

Kelebek gibi uçsun

Gözler yaşı unutsun

Gülücükler savursun

Sözcükler yana dursun

Sade gözler konuşsun

Çileler hep kurusun

Artık Mutluluk coşsun

Hastalıklar kovulsun

Afiyetler buyursun

Soğuk buz olup donsun

Beklenen bahar doğsun

Ayrılıklar savrulsun

Tüm âşıklar kavuşsun

Kin ve nefretler sussun

Barış mührünü vursun

Akrep yelkovan dursun

Hayat sonsuza konsun

Her yer beyaza doysun

Muştu sesi duyulsun

Gerçekler bir bir solsun

Hayaller gerçek olsun

 

  

MEHMET ORHAN DURDU

 


Tarih: 08:16, 2/11/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

KİMİ SEVSEM!



KİMİ SEVSEM!

 

Kimi sevsem yüreğine hangi vasıta ile gideceğimi,

Ve bileti nereden satın alacağımı bilemedim.

Kime dokunduysam eksilen hep ben oldum…

Yazgıma düşenlerin gözleri,

Gökteki yıldızlar gibiydi bir türlü ulaşamıyordum.

Hangi yüreğe dalsam yalnızlığım daha da artıyordu…

Ruhumun kuytu bir köşesinde filizlenen duygularım,

Düşlerimde baş tacı yaptığım sahte prenseslerce budandı…

Kime yanaşsam, sevda kokan şehirlerde

Varoşların çocuğuna döndü yüreğim…

Kime bağlansam, dört yanlışıma karşılık bir doğrumu değil

Bir yanlışıma karşılık tüm doğrularımı götürdü…

Umutsuz aşkların musalla taşında benim ruhum yıkandı,

Ve her zamanki gibi ben seyrettim…

Yani anlayacağınız,

Sevdadan yana umudun resmini hiç yapamadım…

Olmadı!

Yapacak bir şey yok!

Artık yüreğimin sürgüsünü çektim!

Bu kadar yenilgiden sonra,

Yeni bir sevdaya başlamanın bir anlamı yok!

 

Şimdi kabristandayım!

İçimde ne kadar kırık dökük aşk kalıntısı varsa,

Gömmekle meşgulüm…

Diriliş gününde buluşmak umudu ile…

 

 

Mehmet Orhan DURDU

 


Tarih: 21:06, 24/10/2009
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->